Amsterdam Acoustics - The XX : Crystalised
Young Turks resmi sitelerine bakılacak olursa 2006'dan beri aktif ve bu kısa zamanda Holy Fuck'ın LP, Gang Gang Dance'in RAWWAR (Daha sonra The Social Registry'e geçtiler) ve çok olumlu eleştiriler alan (ben pek sevmemiştim) Wavves'e ait So Bored albümlerini yayınladıktan sonra sonra en büyük bombayı 2009 yılında The XX ile patlattı. Young Turks'ün bizlere sunduğu son güzellik olan The XX "kendin şarkı yaz kendin prodüktör ol" hareketiyle takdirimi kazanmış, daha evel Mixtape #4 kapsamında burda haklarında atıp tuttuğum bu yılın en cano yeni gruplarından biri. Her ne kadar MySpace'de grup dört kişi gözüküyor olsa da 10 gün önceki haberlere göre klavyeci Baria Quareshi adlı hanım Londra'daki bir konsere "katılmama" şekli yaptığı için grup kendisine yol vermiş (Hayır, biz de genç olduk hiç böyle şeyler yapmadık) ve ilerlemenin en iyi yolu 3 kişidir demiş. Hayırlara vesile olsun. The XX umuyorum ki üç kişi olarakta güzel işler yapar.
The XX üzerine bişeyler yazasım gelmişti ama bu kadar traş yeter o yüzden asıl mevzuya geliyorum. Tesadüfen keşfettiğim "Amsterdam Acoustics" bir çok müzisyenin Amsterdam'ın çeşitli yerlerinde çalıp söyledikleri ve bu bahaneyle izleyenlere hem güzel müzik sunan hem de "Oha lan Amsterdam ne güzel yermiş" dedirten bir mevzu. The XX'in afacanları da bu kapsamda almışlar arkalarına KocaGay Köprüsünü, vurmuşlar gitarın teline teline olmuş sana Crystalised. Böyle "Trainspotting tipli" (insanları dış görünüşüyle değerlendirmek... ne kadar ayıp!) iki veletten ne yalan söyliyim beklemezdim böylesi hoş bir tını... Afferim tosunlarıma benim...
Oturup sitedeki 30 küsür akustik kaydı izledim diyemem ve adı bilinmeyen gizli yetenekleri açığa çıkarıp burda paylaşmak yerine vurdum gözüne Norveç'in Black Metalci kesimine inat edercesine tıngır mıngır gitar çalarak fısır fısır şarkılar söyleyen ve dinleyenlerde tebessüme yol açan ve sevimlilik topacı haliyle Bergen'i hayal dünyamda neşe dolu bir yer gibi düşünmeme sebeb olan Erlend øye videosunun gözüne. Fakat Erlend abi The XX'in aksine stabil kalamamış ve yine tüm Telebatiliği üzerinde bir halde Amsterdam sokaklarında kafasında turuncu bereyle gezerken birden bir tramvaya dalarak Kings of Convenince'in son albümünden Mrs. Cold'u seslendirmiş, kesmemiş The Smiths'den Ask'i "mırıldanmış". Amsterdam'da metronun bedava olduğuna mı yanarsın, øye'nin şehirdeki tramvayına binip şarkı söylediğine mi yanarsın ?
Ben en çok olur da burda aynı işi yapmaya kalksan Erlend'i ortaya alıp döven dayılardan, çocuk ağlamasıyla şarkının baltalanmasına kadar türlü senaryo aklıma gelir ona yanarım. (Olur da iş çıkış saati yapalım bu aksiyonu gibi bir deliliğe imza atmaya kalkarlarsa metrobüs tepeleme dolu olduğundan binemeyip kapı önünde fukara gibi şarkı söylemesi de bir diğer olası senaryo)
Hollanda Turizm Bakanlığı mı var bu işin arkasında yoksa tamamen amatör mü onu bilemedim fakat güzel bir seri yakaladıkları kesin. Tebrik ediyor, bu güzel serinin devamını diliyorum...
Diğer videoları izlemek için : http://www.amsterdamacoustics.com/
0 yorum:
Yorum Gönder