Ben hiç böyle olmamıştım. Yeni isimlere hiç şans vermediğim bir döneme girdim. Gene giriyorum müzik sitelerine, şöyle bi' bakınıyorum ne var ne yok diye ama ya bu ara hakikaten müzik namına yapılan işler ekseriyetle patates ya da benim hevesim kaçtı bir süreliğine. Neticesinde 4 haftadır blogu açanlar aynı postu görüyordu. Fakat geçtiğimiz günlerde eskilerden bol bol bahsedebileceğim, maziyle gözyaşları içinde kesişebileceğim bir aktivite oldu memlekette. Malumunuz Sonisphere.
"Ben en baştan dedim zaten kesin kombineyi çakarım diye" gibi yalanlar söylemek istemiyorum sana. Açıkçası saha içi kombine bittiği anda madem yalan olduk ilk gün gider Rammstein ve Alice In Chains'i izler beyefendi gibi evimize döneriz diye düşünmüştüm. Mamafih insanların bilet aldıkları aktivitelere gidememe gibi durumları oluyor ve bu güzide dostlar sayesinde "Nasıl olsa bilet bitmez aga, rahat ol" düsturuyla yaşayanlardan bazıları derin bir nefes alıyor. Ben ekseriyetle heyecanlıyımdır. 1 ay önceden biletimi alır bi' kenarda tutarım. Ayda yılda bir ben de bu "Nasıl olsa bulunur yieeee" haleti ruhiyesine girmiştim ki gözünün çapağına tükürdüğüm Mörfi'si devreye girdi ve saha içi kombine bilet bitti. Derken güzel kuşum bir gün beni aradı ve 2 bilet bulduğunu söyledi de o sayede sahalara döndük. Bu vesileyle kendisine teşekkürü bir kez daha borç bilirim. Zira günlük gitseymişiz kayıp olacakmış. Tabi neden böyle olduğuna 2,3,4. yazılarda değiniriz.
İşten alınan izin ve yarım gün akabinde ofisten yol almanın sayesinde ilk gün 6'ya doğru gibi erken bir saatte Pentagram konserinin ortasında stada girdik. Pentagram'la nedense sevemedim karagözlüm bir grup benim için, konserden ben değil ama Pentagram dostları pek memnun kaldı gördüğüm kadarıyla. (Pentagram dahilinde beni eğlendiren tek nokta "Haktan" ile coşan kitlenin 2 gün sonra Slayer'ın "God Hates Us All"la da tepişmesiydi.) Derken saat 19.30 oldu ve Alice In Chains sahneye çıktı. Layne Staley öldükten sonra yayınladıkları 2009 tarihli "Black Gives Way To Blue"yu indirmiş fakat pek dinlememiştim. Her ne kadar bu konser yeni vokalleri William DuVall ile birlikte bu albüme abanacaklarını düşünsem de eski Alice In Chains hitleri hayrına konseri mutlaka izlemek istiyordum. Staley'nin çığlığıyla bütünleşmiş "Them Bones" ile sahneye çıkmaları cesur bir hareketti ve şarkı ilerledikçe tükürüğümü bi' yerden sektirip kendi yüzüme hafif bi' tükürük atmış olmak istedim. DuVall belki de Staley'nin (ses olarak) yerini doldurabilecek en iyi seçimlerden biri. (Diğer yandan bu onun Jacksons 5 elemanlarından biri gibi göründüğü gerçeğini değiştirmiyor) Jerry Cartrell'la da şahane bir ikili olmuşlardı. Şüphesiz ki Staley'nin çılgın atan havalı duruşundan uzak kalıyor ama yine de olabilecek en iyi yeniden yapılanmalardan biriydi Alice In Chains'in yaptığı. Again, Rooster gibi çalsa da olur çalmasa da olur şarkıların yanı sıra bir Man In The Box ve Angry Chair kombinasyonu vardı ki ciğerlerim göz göz oldu kanadı Öykü & Berk'in flamenko rüzgarları estirdiği o müthiş cover'ında bahsettiği gibi.(Sarkazm iyidir)
Layne Staley'nin hayatıyla özdeşleştirdiğim Would?'u da çok başarılı çalmalarına rağmen o kafamdaki özdeşleştirme durumundan ötürü "Hayvan gibi bir Would?" dinledim diyemiyorum. Harika çalmış olmalarına rağmen bu detaya takıldım bir kere. Black Gives Way To Blue'dan pek hoşlaşmadığım Acid Bubble, konserde dinledikten sonra daha da beğendiğim Lessons Learned, ve hala sevemediğim Check My Brain aklımda kalan anlar konsere ait.
Yeter Layne Staley, Layne Staley beynimizi dürttün diyenler olacak fakat dön dolaş bu noktaya gelmek durumundayım. Staley sağken izlemeyi şüphesiz ki tercih ederdim fakat DuVall ile de Alice In Chains gelecekte güzel işler yapacağa benziyor. Hele hele Grunge'daki bu neredeyse tükenme halinde Alice In Chains Grunge'ın ilacı gibi şu anda.(The Smashing Pumpkins'in son yaptığı gereksiz E.P.'yi dinlemedin umuyorum.)
Neler kaçırdığından haberi olmayanlar için bir kuple aşağıda yer almakta. Cartrell belki büyük bir klişe ama bana samimi gelen bir şekilde tekrar geleceklerini söyledi. O güne kadar Alice In Chains'le alakası olmayanlar dersine iyi çalışsın. Ben de istek listemdeki "Heaven Beside You" adlı güzellemeyi tekrar geldiklerinde canlı dinlerim belki...

1 yorum:

Jane Jones dedi ki...

alice in chains ile çok da alakalı biri değilim ama yeni solist amcadan gözlerimi alamadım. pek eğlenceli, sevimli bir şeydi.