Aşağıdaki en son yazının tarihinden bir sonraki gün yani 10 Temmuz günü Coldplay'in ilk albümü Parachutes yayınlanışının 10.yılını doldurmuş oldu. Coldplay'in hikayesini kısaca toparlayacak olursak, 10 yıl içerisinde 3 albüm daha yayınladılar, bu 3 albümden sonuncusu "Viva La Vida..." herkesin internetten yana döne mp3 indirdiği bir dönemde çıktığı hafta 2 milyon kopya sattı ve Coldplay bugün dünyadaki en fazla dinleyiciye sahip yeni dönem gruplardan biri. Diğer 3 albümleri yer yer Coldplay'in kendini tekrarı yer yerse özgün işlerinden oluşuyordu ve kendi adıma Coldplay'in yeni şarkılarından çok fazla sevdiklerim de oldu fakat asla ilk albümlerindeki gibi bir baştan sona dinlenebilir albüm ile karşıma gelmediler ve bu sebeble de Parachutes'un yakınına yaklaşamadılar benim için.

Parachutes'un açılış şarkısı Don't Panic'in "We live in a beautiful world" mısrası 2000 yılı içinde fazla iyimserdi, şimdiyse iyimserlikten de öte bir duruş olur bu sözün doğruluğunu savunmak. Fakat benim için Parachutes'un güzelliği tam da burada başlıyor. Beni (Ya da benimle aynı düşüncelere sahip olan dinleyiciyi) albümü dinlerken hakikaten güzel bir dünyada yaşadığımıza inandıracak kadar samimi olması. Abarttığımı düşünenler olabilir. Belki de fanatikçe bir bakış açısı fakat bende yarattığı his tam olarak bu. Daha uzun yıllar da böyle hisettireceğe benzer. Realiteye döndüğümde gayet de paniklenesi bir durumda olduğumun farkına varsam da o kısa süreli beni ikna etme sebebiyle Don't Panic'i belki de bu sözlerin tamamen bir ironi olduğunu göstermek isterce çekilmiş olan harika videosuyla birlikte bir kez daha hatırlatmak istedim.


1 yorum:

Travis dedi ki...

"masallar mı masumdu selim?"