
Son bir saattir işyerinden kaçacağım saati beklerken duvardaki saatle yaşadığım kesişmenin bir benzerini resimdeki Şarlot Geynsburg bacı puslu bir ormanda havaalanında bekleyen Türk çöküşü yaparak çemkirmeli gözlerle ve elleri kana bulanmış haldeyken ufka doğru yapmıştı Lars Von Trier'in Anti-Christ'ında. Şimdi sırf ibişlik olsun diye seni şpoyler delisi yapmak istemiyorum ama basit bir tiyo vermek durumundayım. Lars Von Trier denen ruh hastalığına tutulmuş yönetmen 120 dakikalık bir filmi 2 insan, 3 hayvanla bitirip, bunu izleyiciyinin ağzını açık bıraktıracak şekilde yapabiliyor ki kendisine olan saygımı üçe beşe çarpıyor böyle deneysel halleriyle. He ! Lars Von Trier bokunu çeksin oturur izlerim demiyorum ama şu da bir gerçek ki adamın yaptığı işleri izledikten sonra darbe üzerine darbe yemiş birine dönüyorum. Anti-christ'da da aynı şeyi sektirmedi Lars Von Dayı. Fakat bahsettiğim gibi koca filmde 2 insan gözüktüğü ve hikaye oyuncuların performansıyla etkilendiğinden kelli Vılyım Defo'nun ve Geynsburg'u ne kadar övsek az.
Şimdi içinizden bazı sinemanın güncesini tutanlar diyecek ki : Be anten, bu film nice evel gösterildi, torrent'lere düşeli aylar oldu madem Trier'cisin ezelden ne diye bu vakte kadar bekledin.
Dur be paşam ! Dur bi' sakin ! Var elbet bir bağlantı noktası.
Anti-christ'da oyunculuğuyla "Senin Allah'tan korkunda mı yok kadın?" dedirten Şarlot bacı şimdi de daha evel 2006'da yaptığı (1986'da yaptığı "Küçük Şarlot" albümünü saymayalım istersen) 5:55 adlı albümden sonra şimdi de IRM ile geri döndü ve ne acıdır ki memlekette "oyuncudan şarkıcı olur mu ?" tartışmaları süre dursun 38 yaşındaki bu kadın 2 koldan da gayet emin adımlarla ilerliyor ve Şarlot için "Babadan torpilli yieee" diyenleri Allah çarpıyor. Albümü bir tur dinledim fakat 5:55'deki gibi ilk dinleyişte "Ne güzel lan" dediğim eserler belirdi arada. Bunlardan biri de sarı oğlan Beck'i de yanına katarak seslendirdiği "Heaven Can Wait". Haz etmediğim Iron Maiden'ın sevdiğim nadir şarkılarından biriyle adaş olan bu eser gibi şarkılara rastlamak mümkün albümde.(Ki çok araştırmadım ama Beck'in başka yerlerde de sesini duyar gibi oldum çok dikkatli dinlememiş olmama karşın.)
İki kulvarda verdiğin bu mücadeleye, bu hırsa ve yakaladığı bu başarıya şapka çıkartırım.(Fötr)
Helal sana Şarlot. Yürü, bu yollar senin...
Not : Her ne kadar ben sevmesemde Nick Cave'in "camiadaki" konumu ortada ve Cave'in yazdığı son kitap için de çok başarılı gibi açıklamalarla karşılaşıyorum sık sık. Müzik olarak sevmedim ama yazdığı kitabı seversem o da bir kardır benim için. Bekle beni Nick Cave'in romanı, yakında çeviricem sayfalarını senin.